Prof. Dr. Asaf Savaş Akad
İktisatçı / Eğitimci

Parasal çapa ihtiyacı III

Temel sorun, döviz kurunu parasal çapa yapma opsiyonunun bir açık piyasa ekonomisinin tanımlayıcı unsurlarından biri olan paranın konvertibilitesi ile çelişmesidir. “Küreselleşme üçlemi”, sermaye hareketlerinin serbest bırakıldığı bir ortamda para otoritesinin aynı anda hem faizleri hem de döviz kurunu denetleme olanağını kaybetmesine, sadece birini belirleyip diğerini piyasaya bırakmak zorunda kalmasına işaret etmektedir.

Bu durumda, döviz kurunun parasal çapa alınması ekonomik konjonktürün yaratacağı gelir ve üretim dalgalanmalarına karşı para politikasını kullanma yolunu kapamak anlamına gelmektedir. Hatta, bazı özel koşullarda, döviz kurunda arzulanan istikrarın bedeli para politikasının iç yada dış şokların olumsuz etkilerini daha da büyütmesi şeklinde ödenebilmektedir.

Başka türlü söyleyelim: kanuni para hükümetlere ekonomik konjonktürün reel ekonomide yol açabileceği üretim kayıplarını asgariye indirecek şekilde para basma olanağı verirken, kur çapası bu olanağı kullanılamaz hale getirmektedir. Yüksek enflasyonlu ülkelerde geçici yada kalıcı kur çapalarının bütün mahzurlarına rağmen savunulması aslında bir çaresizliğin ifadesidir.

Kanuni paranın verdiği sınırsız para basma yetkisinin hükümetler tarafından sürekli ve kararlı şekilde istismarının ürettiği umutsuzluk ortamında, toplumun (ve iktisatçıların) yüksek enflasyonun ekonomik, toplumsal ve siyasi maliyetlerinin bağımsız para politikasından vazgeçmenin getireceği maliyetlerin üstünde görmeleri rasyonel bir hesaba tekabül etmektedir.

Dolayısı ile son dönemde teorik düzeyde para politikası tartışmaları enflasyon ve faiz haddi üstünde yoğunlaşmıştır. İlki, yani enflasyonla mücadelede enflasyonun nominal çapa alınması çevrisellik eleştirisine açıktır. Ona rağmen, son dönemde iktisatçılar ve para otoriteleri nezdinde popülerliği ve uygulaması artan enflasyon hedeflemesi bu yaklaşımı yansıtmaktadır. Hükümet para otoritesine belirli bir zaman aralığı için makul alt ve üst sapma sınırları olan bir enflasyon hedefi vermekte ama hedefin gerçekleştirilmesinde kullanılacak para politikası enstrümanlarının seçimine karışmamaktadır.

Doğallıkla, enflasyon hedeflemesini parasal kural olarak niteyebilmek için, hükümetin saptadığı hedefin dışına çıkılması halinde para otoritesine uygulanacak yaptırımların da şimdi parasal çapa özelliğini kazanmış olan enflasyon hedefi ile birlikte açıklanması gerekecektir.

Enflasyon hedefini parasal çapa yapan yöntemin en önemli zafiyeti, ekonomik aktörlerin para politikasının seyrini izleyebildikleri tek göstergenin enflasyonun kendisi olmasıdır. Çünkü, para otoritesinin gerekenden daha sıkı yada daha gevşek para politikası uygulayıp uygulamadığı ancak ex post, yani bir süre sonra fiili enflasyon söz konusu para politikasının etkisi ile hedefin altında yada üstünde gerçekleştiğinde gözlemlenebilmektedir.

Para politikasındaki değişikliklerin enflasyonu etkilemesi mutlaka bir zaman aralığı (lag) gerektireceğinden, para politikasının ekonomik aktörler tarafından değerlendirilmesindeki yetersizliğin alınan parasal çapanın doğasından kaynaklandığını söyleyebiliriz. Para politikası karar sürecini şeffaflaştırma çabaları sorunu pratikte hafifletebilir ama özü baki kalacaktır.

İkinci yöntem, para arzının denetlenemeyebileceğinin anlaşılması sonrasında tanım icabı öne çıkan diğer para politikası enstrümanının, yani Merkez Bankası kısa dönem para piyasası faiz hadlerinin (iskonto oranı) bir para politikası kuralı aracılığı ile parasal çapa olarak kullanılmasıdır.

Mantığı şöyle özetleyebiliriz: amaç, para otoritesinin para politikasını kendisinin yada siyasi iktidarın keyfi olabilecek ihtiyaçlarına göre tasarlayıp uygulamasına izin vermemek ise, para politikasının temel aracı olan iskonto oranının nasıl belirleneceğini önceden açıklanan bir kurala bağlamak bu amacı temin edebilecektir. Böylece bir yandan para otoritesinin elinden arzulanmayan enflasyona neden olabilecek özgürlüğü alınırken, aynı anda ekonomik aktörlerin her an önlerini görebilmeleri sağlanacaktır.

Soruyu başka türlü de vazedebiliriz. Para otoritesinin tanım icabı her an bir para politikası uygulamaktadır. Bunu hangi amaçlarla yaptığını kısmen kamuya açıklasa bile, kullandığı fiili araçlarla ilgili kesin hesap ve bilgileri ille kamu ile paylaşmak zorunda değildir ve genellikle paylaşmaz. Halbuki, demokratik ortamlarda toplumun söz konusu para politikasının ekonomiye muhtemel etkilerini değerlendirebilmeye, yani gereksiz yere reel üretimde kayba yada enflasyonda artışa neden olup olmayacağını tahkik etmeye hakkı vardır.

Kolayca ölçülmesine ve her hafta para otoritesi tarafından açıklanmasına rağmen dolaşımdaki para miktarının para politikasını değerlendirmek için gerekli bilgiyi taşıması ihtimalinin düşük hatta sıfır olabileceğini, nominal milli gelir büyüklüğü yada enflasyonun ise çok sonradan, belki iş işten geçtikten sonra yayınlanacağını yukarıda anlattık.

Bu koşullarda, ekonomik aktörlerin önlerini iyi görebilmeleri ve uygulanan para politikasını para otoritesinin beyanları ötesinde değerlendirebilmeleri için, o günün
konjonktürüne tekabül eden faiz hadlerini saptayan bir formülasyon, yani bir parasal kural gerekecektir. Fiili faiz hadleri ile parasal kuraldan elde edilen faiz hadlerinin karşılaştırılması, para otoritesinin davranışlarını ex ante üçüncü sahıslara şeffaf hale getirecektir.

Bu noktada, yukarıdaki tartışmanın iki çıkarsamasını daha açık şekilde ifade etmek istiyorum. Bir: ekonomik konjonktürün ihtiyaçlarına bakarak sadece iskonto oranının ne olması gerektiğini söyleyen bir kurala parasal çapa demeye hakkımız var mıdır? Buna cevabımız evet olacaktır. İki: enflasyon hedefi tek başına, yani iskonto oranını şu yada bu şekilde bir parasal çapaya dönüştüren bir yöntemle desteklenmediği takdirde işlevini etkin şekilde ifa edebilir mi?

Buna da hayır diyeceğiz…

Prof. Dr. Asaf Savaş Akad
akatas@bilgi.edu.tr

 

Editör Notu ;
İktisadi bilgi birikiminden, piyasa öngörülerinden ve finansal yorumlarından her zaman feyz aldığım, yıllar içinde iktisadi anlamda bana çok şey kattığını düşündüğüm, değerli Asaf hocam’ın finansal yorum ve yazılarını, web sitemde yayınlama isteğimi olumlu karşılamasından onur duydum. Sayın Hocam’a tüm okurlar adına teşekkür ederim…

 

Yorum Yazmak İçin Siteye Üye Olma Şartı Yoktur. Yorumlarınız İncelendikten Sonra En Kısa Sürede Yayına Verilir.

Adınız :

 
Yorumunuz :
 
 
 
Ekonomi - Haber Hattı

BGC, Yataş için hedef fiyatını 18,0 TL'den 35,35 TL'ye yükseltti, tavsiyesini 'al' olarak devam ettirdi

JP Morgan, Sabancı Holding için hedef fiyatını 12,6 TL'den 13,35 TL'ye yükseltti

Commerzbank 2017 sonu dolar/TL beklentisini 3,50'den 3,85'e yükseltti

JCR, Türkiye'nin kredi notunu BBB-, görünümünü 'Durağan' olarak teyit etti

AB Komisyonu, Türkiye büyüme tahminini yüzde 5,3'e çıkardı

AB Komisyonu, Türkiye için 2019 yılı işsizlik oranı tahminini yüzde 10,7 olarak belirledi

AB Komisyonu, Türkiye için 2018 yılı işsizlik oranı tahminini yüzde 14,1'den yüzde 11,0'e indirdi

C.Suisse, Migros tavsiyesini 'endeksin altında getiri'den 'nötr'e yükseltti, hedefi 25,45 TL'den 28,50 TL'ye çıkardı

BNP Paribas, Tüpraş için tavsiyesini 'al'dan 'tut'a indirdi, hedef fiyatını 124,50 TL olarak korudu

HSBC, Anadolu Efes için hedef fiyatını 22,50 TL'den 28 TL'ye, tavsiyesini 'tut'tan 'al'a yükseltti

Türkiye, ilk çeyrekte 495,6 tonla en çok altın rezervine sahip ülkeler arasında yerini korudu (Önceki dönem 456,1 ton)

 
Teknik Analiz   Temel Analiz   Veriler   Asistan   Genel
Hisse Teknik Analizleri   Bilanço Okuma Teknikleri   Hisse Fiyat Revizeleri   Borsada Altın Kurallar   Site Hakkında
Efsane Grafikler   Mum Formasyonları       Finansal Sözlük   Borsa Dışı Konular
Teknik Formasyonlar           Komisyon Oranları   Gizlilik Politikası
Teknik İndikatörler       Küçük Yatırımcı Rehberi   İletişim
             
         
 
Yasal Uyarı : Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti sermaye piyasası kurulu tarafından yayımlanan seri:v, no:52 sayılı "yatırım danışmanlığı faaliyetine ve bu faaliyette bulunacak kurumlara ilişkin esaslar hakkında tebliğ" çerçevesinde aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada ulaşılan sonuçlar tercih edilen hesaplama yöntemi ve/veya yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmakta olup, malı durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabileceğinden sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi sağlıklı sonuçlar doğurmayabilir.
Editörün Köşesi
Subjective Bakış
KRDMD Takasları Neyi İşaret Ediyor?...
Subjective'in Diğer Yazıları
 
Konuk Yazar
Prof. Dr. A. Savaş Akad
İktisatçı / Eğitimci
Parasal Çapa İhtiyacı III
Asaf Hoca'nın Diğer Yazıları
 
 
 

 

 
Designed By Subjective
© 2014 Copyright Her Hakkı Saklıdır.
Home | Contact | Reklam Rezervasyon